Yeşil enerji yatırımları için doğru zaman

Yeşil enerji yatırımları için doğru zaman

– DIŞ HABERLER SERVİSİ

Yeşil enerji yatırımları ABD’de yeniden gündemde. Bazıları için bu yatırım patlaması, bundan on yıl önce görülen temiz enerji yatırımlarındaki balonun bir tekrarı olacak. Ancak bu sefer bu trendin bir balon olmadığını düşünmek için nedenler var. 2000’li yılların sonunda ve 2010’ların başında, temiz teknoloji, yenilenebilir enerji ve karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen diğer teknolojilere yönelik yatırımlarda bir patlama yaşandı. İlk başta yatırımlar büyük ölçüde risk sermayedarlarından gelmiş olsa da, ardından ABD hükümeti de devreye girerek ucuz krediler ve sübvansiyonlar sağlamaya başladı.

Bu durum ise bazıları için bir başka balonun yaşanacağına yönelik endişeleri yükseltiyor. Ekonomist Liam Denning, değerlemelerdeki hızlı yükselişin, değerinin üzerinde fiyatlamaların bir işareti olduğunu düşünüyor. Denning, faiz oranları yükseldiğinde, değerlemelerin de düşeceğine inanıyor. Diğerleri ise yatırımcıların 10 yıl önce yapılan hataları tekrarlayacağı kanaatinde. Ancak daha iyimser olanlar da var. Yatırımcılar bazı iniş çıkışlarla karşılaşacak olsa da, temiz teknoloji sektörünün bir bütün olarak, geçtiğimiz seferki gibi çökmesi beklenmiyor.

Bloomberg’e göre, bunun en temel nedenlerinden biri temiz enerjiyi destekleyen teknolojinin, 10 yıl öncesine kıyasla çok daha gecikmiş olması. 2009 yılında, güneş enerjisiyle çalışan fotovoltaik elektriğin (PV) seviyelendirilmiş maliyeti, MW başına 359 dolardı. Bu rakam ise bir doğalgaz tesisinden elde edilen elektrikten dört kattan fazla yüksekti. 2019 yılında, güneş enerjisiyle çalışan PV, MW başına 40 dolara düştü ve doğalgazdan %28 daha ucuz hale geldi. 10 yıl içinde yaşanan %89’luk fiyat düşüşü, önümüzdeki yıllarda maliyetlerin daha da düşeceğine işaret ediyor.

İkincisi temiz enerji alanındaki maliyetlerin düşmesi, başarının yalnızca hükümetin müdahalesi sayesinde gerçekleşmeyebileceğini de gösteriyor. Bir önceki yatırım patlamasında, hükümetlerin sağladığı mali destekler, genellikle sermaye odaklı enerji şirketlerinin başarılı olması için gerekliydi. Şimdi ABD Başkanı Joe Biden’ın dev bir temiz enerji yatırımı planlıyor olmasına rağmen, sektör kendi içinde de oldukça fazla yatırım çekebiliyor.

Son olarak ise, yatırımcılar artık daha tecrübeli. Temiz enerji, yalnız başına hiçbir zaman girişim için yeterli değildi. Bu alan, güneş panellerini ve rüzgar tribünlerini satın almanın maliyeti yüksek olduğu için sermaye odaklı bir alan. Risk sermayesi ise ucuz ve küçük yatırımlara odaklanma eğilimi gösteriyor. Donanım alanında olduğu gibi, temiz elektrik şirketleri de benzer bir şekilde ticari ürünler sağlamaya çalışıyor. Bu nedenle bu sefer risk sermayedarları, daha büyük yatırımcılara yerlerini bırakıyor ve düşük maliyetli start-up şirketlerinin değer yaratabileceği daha niş alanlar bulmaya yöneliyor.

Bu niş alanlara örnek ise solar hizmetler ve finansmanı ile laboratuvar ortamında üretilmiş et ve elektrikli araçlar olabilir. Bu yatırımların bir kısmı başarısız olacak olsa da, bu durum özel sermaye için oldukça normal. Piyasa değeri şimdi neredeyse 700 milyar dolara ulaşmış olan Tesla’nın başarısı, dev bir yükselişin, birçok küçük başarısızlığı telafi edebileceğini gösteriyor.

 

 

 

Kaynak: tamyazi.com

Ekonomi